Volkan Akgül için yorumlar http://www.volkanakgul.com Doğa Fotoğrafçısı Fri, 21 Apr 2017 14:23:34 +0000 hourly 1 https://wordpress.org/?v=4.9.6 Nevşehir-Kapadokya-Fotoğraf-Çekimi-Ürgüp-Göreme yazısına Volkan Akgül tarafından yapılan yorumlar http://www.volkanakgul.com/gallery/nevsehir-kapadokya-fotograf-cekimi-urgup-goreme/#comment-20 Fri, 21 Apr 2017 14:23:34 +0000 http://www.volkanakgul.com/gallery/nevsehir-kapadokya-fotograf-cekimi-urgup-goreme/#comment-20 Nevşehir, Kapadokya Fotoğraf Çekimi

Ne hikaye!

Nevşehir, Kapadokya, Ürgüp, Göreme derken, balon kentin fotoğraflarını çekmek beni bir hayli heyecanlandırmıştı. Hemen araştırmaya koyuldum. Ülkemde olan bu eşsiz yöreyi ziyaret etmeliydim. Sadece fotoğraf mı? Ya Peri bacaları…

Araştırma Safhası

Manzara fotoğraf çekimlerinde, gitmek istediğim bölge ile alakalı önceden çekilmiş fotoğraflara göz atmakla başlarım. Sonrası bölge ve yöre halkı ile ilgili olarak detaylı inceleme. İki gün boyunca süren araştırma safhası, bir hafta içinde yola çıkmama fazlasıyla yetti. Antalya üzerinden Nevşehir’e doğru ilerleyeceğim için yakıt önemliydi. Çok bilindik, benzinin litresini düşününce dizel bir otomobile yöneldim. Şimdilerde dizel de aynı ya! Manzara fotoğraf çekimleri için, gideceğim bölgeye vardığımda çekmek hiç tarzım değil. Vardıktan sonra keşif, istediğim açı ve ışığı kaç gün içerisinde yakalayacağım şeklinde düşünürüm. Eşimin iş arkadaşlarından biri Nevşehir’e yerleşmişti. İyi de anlaşırdık. Bu bir şans ? Gittiğimde bulutsuz bir güne denk gelirsem, keşif için zaman ayırabilir bir günlükte olsa kalacak bir yer bulabilirdim. Fakat sorun evlerinde kalacağım arkadaşın bayan olması ve diğer bayan arkadaşları ile evi paylaşmasıydı.
Bu durum beni gerse de, eşime merak etmemesini, ortak arkadaşımızda kalacağımı söyledim. İçimden ‘ otomobilde yatarım ‘ diye geçirerek yola koyuldum. Yabanıl Hayat karelerini üretebilmek için çıktığımda kalacak bir yer daha doğrusu bir yerleşim yeri olmuyor, alışık sayılırım. Neyse, yola koyulduk.

Tam düşündüğüm gibi Nevşehir, Ürgüp, Göreme… Tarifi imkansız bir atmosfer!

Nevşehir’e vardığımda havada bulut yoktu. Gün doğumundan hemen önce oradaydım. Güneşin doğuşu ve açısını incelemekti planım. Beklerken, güneş sıcaklığı ile birlikte kendini gösterdi. Işık, peri bacalarını büyülü dokunuşlarla adeta boyuyordu. Fotoğraf çekmek yerine izlemenin büyüsüne kapılarak o anın tadını çıkarttım. Bu durum havada bulut olmaması ve ışığın açısını tanımak için gerekliydi. Beş, altı saat süren keşif, yürüyüş ve onca yol sonuunda çok yorulmuştum. Yorgunluk hat safhaya ulaştığında mantık ve gurur biraz geri adım atıyor. Doğa da devamlı yaşadığım bir durum. Bende arkadaşların kapısını çalmak için yola koyuldum, tek istediğim bir belki iki saat uykuydu. Gittiğimde körüksüz on saat uyumuşum. Gecenin 02.45 inde kalktım. Evde herkes ayakta. Kıpır kıpır herkes. Kızlardan birisinin nişanlısı gelecek ve bir yerlere eğlenmeye gidecekler. Bana çok yabancı olan bu durum karşısında biraz ürkmedim değil. Beni de götürmek istediklerini söylemeleri yetti, iyice kasıldım. Bir saat içinde beklenen kişi geldi. Karşımda yaşını başını almış bir adam. Güler yüzlü, mülayim bir insan. Biraz rahatladım. Misafirimizsin bu gece diyerek beni de aralarına aldılar. Gelen arkadaş baya içkil, kullandığı jeep i Nevşehir virajlarında nasıl da sürüyor. İbreye baktığımda 135km/h en son. Sıkıntı, yollarda ışık yok. Otomobilin farı ile ilerliyoruz. Sadece virajlar, yol şeridi ve kenarlarda simsiyah ağaçlar gözüküyor. Baya bir kasıldım, takla atacağız diye. Sonunda ‘ Biraz yavaş gidermisin lütfen ‘ diye hafif bir serzenişte bulundum ? Kişi ne anladı ve ne hissettiyse otomobili durdurdu bir anda. Belinden Zigana Sport silahını çıkardı. Silahları az çok tanırım, hele bu Zigana gibi bir şeyse. Araçtan indik. Körkütük sarhoş bir yabancı ile zifiri karanlık bir alandayız. Beni vuracak herhalde, oğluma da doyamadım diye düşündüm bir anda. Eşim ve bir çok şey aklımdan geçiyordu. Tamam dedim bu işte. Filmlerde ki sahneler gerçek oluyordu. Kim vurduya gidecektim

Fazla film izlemiş olmalıyım, olay farklı yönde ilerledi. Silahı bana uzatarak, ‘ Ateş et ‘ dedi. Buyrun! Ateş mi, ben ateş etmem, teşekkürler diyerek geçiştirmeye çalışsam da çok iyi anlamış olacaklar ki, kızlar da hadi hadi diye seslenmeye başladı. Aldık elimize istemsizce, ateşledik namluyu. Ne silahmış. Böyle bir yankı hissetmedim. Kolum geriye gitti resmen. Anın hemen bitmesini istedim. Eve gider gitmez otomobilimle uzaklaşacaktım ? Sonra araca bindik. Kurgularım geçersizmiş, ne kadar rahatladığımı düşünürken, silahı veren arkadaş ne hissettin diye sordu. Yazmaktan utansam da, o gün söylemekten utandığım cümleyi sarf ettim. Tek bir cümle ‘ GÜÇ ‘ . Üç saniye sonra bu duruma nereden geldik diye düşünürken, anladım ki ‘ Güç bende ‘ diyor. İnsanoğlu işte. Sende olsun. Yine hızla aldığımız keskin virajlara döndük, sonra bir eğlence mekanına geldik. Bu gece hiç bitmeyecek mi diye düşünürken, şimdi içelim, eğlenelim diye tutturdular. Hesap kitap zar zor denkleştirdim de yola çıktım, içki içme lüksüm bir yana, içmeyi de çok genç yaşlarda bırakmıştım. Burada ikinci durum yaşandı. Arkadaş meğerse mekanın sahibiymiş, ye, iç eğlen diyor. Gençlikte gelmez böyle şeyler insanın başına. Derken sabahladık mecburi. Eve döner dönmez direk çantayı alıp fotoğraf çekeceğim bölgeye yetiştim.
Sonunda bulutlar yüzüme gülmüştü, tam düşündüğüm gibi, bir gün öncesinden çekim açısını belirlediğim noktada suliet planımı gerçekleştirdim. Şansıma iki bayan da o anda fotoğraf çekiyorlardı.

Bu sayede fotoğraf balon ve bulut dışında insan ögesi ile zenginleşmiş oldu. Kapadokya namı diğer balon kentin bir çok fotoğrafını çekmek nasip oldu. Zamanla yayınlayacağım.

Biraz uzun olduysa affola, yol ve konaklama hikayemi de paylaşmadan olmaz diye düşündüm. Umarım fotoğrafı beğenmişsinizdir
Saygılar
VolkanAkgül

]]>