Fotoğrafta Kalite Kalite asla tesadüf değildir! Tesadüf ile gelen kalite, ya kalıcı değil ya da yok olmaya, kaybedilmeye mahkumdur. Kalite kavramını genel olarak değerlendirmek yerine, bu yazımda Fotoğrafta Kalite konusuna değineceğim. Evet, bir çoğumuz fotoğraf çekiyor, pahalı ekipmanlara sahip olmanın yanı sıra, bunları etkin bir şekilde kullanmak için emek ve […]

Fotoğrafta Kalite

Kalite asla tesadüf değildir! Tesadüf ile gelen kalite, ya kalıcı değil ya da yok olmaya, kaybedilmeye mahkumdur. Kalite kavramını genel olarak değerlendirmek yerine, bu yazımda Fotoğrafta Kalite konusuna değineceğim.

Evet, bir çoğumuz fotoğraf çekiyor, pahalı ekipmanlara sahip olmanın yanı sıra, bunları etkin bir şekilde kullanmak için emek ve zaman sarf ediyor. Bende dahil olmak üzere, şu soruyu sormak istiyorum ; Verdiklerimizin karşılığını ne kadar alabiliyoruz ? Ya da alabiliyor muyuz !

Belli bir beğeniyi kazanıp, sergilenmiş fotoğraflar, bir takım teknik değerleri içerisinde barındırır. Genel olarak başarılı bir fotoğraf, her şeyden önce ‘ NET ‘ olmalıdır. Netlikten kastım Kompozisyon! Sonra ki adım teknik netlik, renk doğruluğu, kadraj seçimi diye gider. ( Ürün Fotoğrafları, Model Fotoğrafları, Reklam Fotoğrafları vs. ) Bu başlık altında netlik ve renk değerlerinde ki kalitenin, hem sanatçının, hem de izleyicilerin bakış açıları tarafından nasıl değerlendirildiğine el atalım.

Farz edelim ;

Makro çekim yapıyoruz, tripodumuzu kurduk. Makinemizi üzerine yerleştirdik. Makro objektifi taktıktan sonra, kablo deklanşörü elimize alarak objemize yöneldik. Bu obje, sarı bir çiçek olsun. Makinemizin ayarlarını yaptıktan sonra, gün doğumu ya da batımında, özel saatlerde çekimi gerçekleştiriyoruz. Fakat, o kadar teknik bilgi, çaba, emek sonucunda ortaya çıkan görüntü, gözümüzün gördüğü sarı çiçekten oldukça farklı. Monitör fotoğrafı koyu ya da açık sarı şeklinde ekrana yansıtıyor. Hatta hiç alakası olmayan bir çiğlik de mevcut olabilir. Mesela kar, beyaz olmasına rağmen, fotoğraf makineleri ile çekildiklerinde griye çalar bir renkte ekranımıza yansımaktadır. Bu durum makinelerin, beyaz renkleri %18 gri olarak algılamasından kaynaklanır. Böyle durumlarda, çözüm için pozlama kartları bile mevcut.

kaliteli fotoğraf, fotoğrafta renk ayarı, fotoğraf kadrajlama

Biraz daha açmak istiyorum;

E-ticaret sitesi için ‘Çanta’ modellerinin ürün çekimlerini yaptığımızı varsayalım. Çantamız, mavi ve beyazı içerisinde barındıran dokulara sahip bir model. Her türlü ışık ayarlarını yaptıktan sonra çekime başladık. Çekim sonrası fotoğrafı Ps (Photoshop) attığımızda ekranda ki görüntü, koyu mavi ya da maviden uzak farklı bir tona, beyazlarda soluk grimsi bir renge bürünmüş. Bunu nasıl düzeltiriz ? Hele ki ileri düzeyde fotoğraf işleme programlarına hakim değilsek vay halimize. Düşünün isterseniz, çantayı bir kaç ps işlemi sonrası kırparak sitemize koyduktan sonra pazarladık. Müşteri, ürünü beğenip sipariş etti. Müşteriye kargo ulaştığında, ilk diyeceği ‘ Ben bu rengi istememiştim, ya da o çanta bu değil’ şeklinde bir serzeniş, sonrası iade talebi oluşturmak olacaktır. Hem zaman, hem masraf, hem emek kaybı. Müşteri memnuniyetsizliği de cabası. İşte bu gibi durumların önüne geçebilmek için, kalibrasyon doğruluğu yüksek bir monitör başlangıç noktası olmalıdır. Eğer bu işi hakkı ile yapan ya da yapmayı düşünen bir adaysanız, Eizo markalı monitörler ilk tavsiyem olmakla birlikte, kendim kullanmakta olduğum Dell Ultrasharp modellerini tavsiye edebilirim. Bunun yanında, yanımızda %18 gri kart bulundurmamız ayrı bir gereklilik. Çekimde kullanılacak lensin kalitesi ve araç gereçlerden bahsetmiyorum bile.

Aşağıda ki ayakkabı modeli Just Cavalli için yaptığım Reklam çekimlerinden . Tek bir ayakkabı fakat renk eğrisi ayarları sonucuna bakalım.

fotoğrafta renk doğruluğu, white balance nedir, ürün çekimi

Monitörünüzü seçebilirsiniz $ )

Eizo

DeLL

İşte filmin koptuğu yer…

Peki biz üzerimize düşeni yaptık, müşteri ya da izleyicinin monitöründe sıkıntı varsa ?

Benim için olması gereken netlik ve renk doğruluğu, izleyici için, kullandığı monitör ün kalitesi doğrultusunda sona eriyor.

Üniversite de eğitim veren hocalarımızdan kısa bir süre önce mail aldım, Volkan bey, fotoğraflarınızı derslerimde örnek olarak göstermekteyim. İzninizi almadan böyle bir paylaşımda bulunduğum için kendimi rahatsız hissettim. Size, hem teşekkür etmek, hemde çok başarılı olduklarını yazmak istedim. Bir de biraz daha büyük yüklerseniz çalışmalarınızı, minnettar kalırım. Ben ise ‘ Bittabi ‘ yazdım 🙂 Bir başka izleyiciden ikinci bir mail, Fotoğraflarıma baktıkça huzur bulduğunu, haftada en az bir defa sitemi ziyaret ettiğini, fotoğrafların çok büyük olduğunu, şahsi kullandığı Laptop unda keyif alamadığını, biraz daha küçük yükleyebilir miyim, onu sormuş.

Hadi bu iki kişi bir nebze, ya diğerleri!

İş yerinde, tarihten kalma bir CRT monitör ile siteyi ziyarete girmiş, izlediği kareleri gördükten sonra bana mail atma gereği duymuş. Fotoğrafların sarı ya da kırmızıya çaldığından, genellikle renklerde sapma olduğundan, hem de yüklediğim fotoğrafların ekranına büyük gelmesinden şikayetçi, böyle yazan bir izleyici karşısında ne yapmalı ? Ne demeli ? Nere de netlik, nere de renk doğruluğu, nere de kadraj düzeni!

Ben bu arkadaşı iş yerinde ziyarete gittim. Sağ olsun, çayımızı içip, yemeğimizi yedik. Monitöre geçtiğimde ‘ 17 CRT ‘fotoğraflar sarıydı  🙂 Hatta o kadar kötüydü ki, çalışmalarım büyüteç arkasından izleniyordu sanki. O anda kalakaldım. Bunca emek, bunca para ve zaman harcamışsın, sonuç işte karşında. Ülkemizde kaç kişi acaba 22 inc ekrandan yukarısını kullanıyor. Ya da kaç kişi ips panelli bir monitöre sahip.

Kişi, kendi dünyasından seni rahatça eleştirebiliyor. Hem de bilmeden… Suçlamıyoruz, olabilir 🙂

Bu durum uzun bir dönem düşünmeme sebep olmuştur. Bir fotoğrafın net olması uğruna, prime lenslere o kadar para veriliyor, firmalar kendi ürettikleri lensler içerisinde bile yüksek kaliteli olanları farklı bir kategoride satışa sunuyor, yine firmalar bilmem kaç milyarlık full frame makinelerin bit derinliği gibi geliştirmeler yapıyor, ama sonuç izleyicinin algısı kadar. Hatta cep telefonunun mpixel oranı ile daha iyi fotoğraflar çekeceğini sanan insanlar var. Vatandaş laptop ya da elinde ki cep telefonu görüntüsünün doğruluğunda ve kalitesinde, senin çalışmalarını eleştirebilme cesaretini kendinde rahatça bulabiliyor. Yine de izleyicimin hakkıdır diyerek WordPress üzerine kurulu değişik bir temada olan bu siteyi seyre sundum. En azından fotoğraflar, izleyicinin ekranına göre boyutlanabilmekte.

Ama renk konusunda bir gelişme yok daha 🙂 Monitörlerinizi SRGB ayarlamanız genel olarak sorunu çözecektir.

Şimdi soru şu ; Sizce kalite tesadüf mü ? Fotoğraf da kaliteyi kim önemsiyor ?

 

About the author

Fotoğraf sevgi işidir. Sevgi ise paylaşmaktır. Fotoğraf adına zamanla edindiğim tüm bilgileri içtenlikle paylaşmak için buradayım. Unutmayalım, fotoğrafta kurallar, birer yasa değildir! Sanatımızı oluşturacak temel taşlardır.