Fotoğrafta Kalite Kalite tesadüf değildir… Tesadüf ile gelen kalite, kalıcılıktan uzak yok olmaya kaybedilmeye mahkumdur ! Birçoğumuz fotoğraf çekerek pahalı ekipmanlara sahip olmanın yanı sıra, bunları etkin bir şekilde kullanabilmek için emek ve zaman sarf ediyor. Bende dahil olmak üzere şu soruyu sormak istiyorum; Verdiklerimizin karşılığını alabiliyormuyuz ya da ne […]

Fotoğrafta Kalite

Kalite tesadüf değildir… Tesadüf ile gelen kalite, kalıcılıktan uzak yok olmaya kaybedilmeye mahkumdur !

Birçoğumuz fotoğraf çekerek pahalı ekipmanlara sahip olmanın yanı sıra, bunları etkin bir şekilde kullanabilmek için emek ve zaman sarf ediyor. Bende dahil olmak üzere şu soruyu sormak istiyorum; Verdiklerimizin karşılığını alabiliyormuyuz ya da ne kadar alabiliyoruz?

Belli bir beğeniyi kazanıp sergilenmiş ya da satışa sunulmuş fotoğraflar, bir takım teknik değerleri içerisinde barındırır. Genel olarak başarılı bir fotoğraf, her şeyden önce ‘ NET ‘ olmalıdır. Kompozisyon, teknik ve ışık kalitesinin birleşiminden oluşan netlik. Bu başlık altında netlik ve renk değerlerinde ki kalitenin hem sanatçı hem de izleyicilerin bakış açıları tarafından nasıl değerlendirildiğine el atalım.

Farz edelim ;
Makro çekim yapıyoruz. Tripodu kurduk, makinemizi üzerine yerleştirdik ve objektifi taktıktan sonra, kablo deklanşörü elimize alarak objemize yöneldik. Bu obje mavi bir çiçek olsun. Makinemizin ayarlarını yaptıktan sonra gün doğumu ya da batımında, özel saatlerde çekimi gerçekleştirdik. Her şey tamam. Fakat o kadar teknik bilgi, çaba, emek sonucunda ortaya çıkan görüntü, bilgisayarın karşısına geçtiğimizde gözümüzün gördüğü mavi çiçekten oldukça uzak. Monitör, fotoğrafı koyu ya da açık mavi şeklinde ekrana yansıtıyor. Hatta hiç alakası olmayan bir çiğlik de mevcut olabilir

kaliteli fotoğraf, fotoğrafta renk ayarı, fotoğraf kadrajlama


Biraz daha açmak istiyorum;
E-ticaret sitesi için ‘ Ayakkabı ‘ modellerinin ürün çekimlerini yaptığımızı varsayalım. Modelimiz kahverenginin farklı tonlarını barındıran bir dokuya sahip. Çekim öncesi hazırlıklar tamamlanıp, ışık ayarlarını yaptıktan sonra çekime başlandı ve yine farz edelim ki 50 nin üzerinde model çekimi gerçekleştirdik. Fotoğrafları işlemek için ps (Photoshop) açtığımızda, ekranda ki görüntü, çektiğimiz modeller ile aynı renkte değil! Kahverengi, koyu kahverengi ya da ürünün doğal renginden uzak farklı bir tonda çıktı karşımıza…
Bunu nasıl düzeltiriz ? Hele ki ileri düzeyde fotoğraf işleme programlarına hakim değilsek vay halimize. Düşünün isterseniz, ayakkabıyı birkaç işlem sonrası kadrajlayarak sitemize koyduk ve pazarladık. Müşteri, ürünü beğenip sipariş etti. Kargo ulaştığında ilk diyeceği ‘ Ben bu rengi istememiştim ‘ ya da ‘ O ayakkabı bu değil ‘ şeklinde bir serzeniş ve sonrası iade talebi olacaktır. Tek bir model üzerinden yaptığımız bu değerlendirme, 50 adet ürün için çok daha karışık ve içinden çıkılamaz duruma getirecektir bizi 🙂

Hem zaman, hem masraf, hem emek kaybı. Müşteri memnuniyetsizliği de cabası.

İşte bu gibi durumların önüne geçebilmek için, kalibrasyon doğruluğu yüksek bir monitör başlangıç noktası olmalıdır. Eğer bu işi hakkı ile yapan ya da yapmayı düşünen bir adaysanız, bilinen markaların ProArt serilerine yönelmeniz gerekli. Tavsiye verebileceğim profesyonel fotoğrafçılar için ips ve %99 SGRB Dell Ultrasharp modeller mevcut. Bunun yanında, yanımızda %18 gri kart bulundurmamız ayrı bir gereklilik. Çekimde kullanılacak lensin kalitesi ve araç gereçlerden bahsetmiyorum.
Aşağıda ki model Just Cavalli için yaptığım Reklam çekimlerinden . Tek bir ayakkabı fakat renk eğrisi ayarları sonucuna bakalım.

fotoğrafta renk doğruluğu, white balance nedir, ürün çekimi


Monitörünüzü seçebilirsiniz $ )
Eizo
DeLL

İşte filmin koptuğu yer…

Peki biz üzerimize düşeni yaptık, müşteri ya da izleyicinin monitöründe sıkıntı varsa ?

Benim için olması gereken netlik ve renk doğruluğu, izleyici için, kullanılan monitörün kalitesi doğrultusunda sona eriyor.
Üniversite de eğitim veren hocalarımızdan kısa bir süre önce mail aldım, Volkan bey, fotoğraflarınızı derslerimde örnek olarak göstermekteyim. İzninizi almadan böyle bir paylaşımda bulunduğum için kendimi rahatsız hissettim. Size, hem teşekkür etmek, hemde çok başarılı olduklarını yazmak istedim. Bir de biraz daha büyük yüklerseniz çalışmalarınızı, minnettar kalırım. Bir başka izleyiciden ikinci bir mail, Fotoğraflarıma baktıkça huzur bulduğunu, haftada en az bir defa sitemi ziyaret ettiğini, fotoğrafların çok büyük olduğunu, şahsi kullandığı Laptop unda keyif alamadığını, biraz daha küçük yükleyebilir miyim, onu sormuş.

Hadi bu iki kişi bir nebze, ya diğerleri!

İş yerinde CRT monitör ile siteyi ziyarete girmiş, izlediği kareleri gördükten sonra bana mail atma gereği duymuş. Fotoğrafların sarı ya da kırmızıya çaldığından, genellikle renklerde sapma olduğundan, hem de yüklediğim fotoğrafların ekranına büyük gelmesinden şikayetçi, böyle yazan bir izleyici karşısında ne yapmalı ? Ne demeli ? Nerede netlik, nerede renk doğruluğu, nerede kadraj düzeni!

Bu arkadaşımı iş yerinde ziyarete gittim. Sağ olsun, çayımızı içip, yemeğimizi yedik. Monitöre geçtiğimde ‘ 17 CRT ‘fotoğraflar sarıydı  🙂 Hatta o kadar kötüydü ki, çalışmalarım büyüteç arkasından izleniyordu sanki. O anda kalakaldım. Bunca emek, bunca para ve zaman harcamışsın, sonuç işte karşında. Ülkemizde kaç kişi acaba 22 inc ekrandan yukarısını kullanıyor. Ya da kaç kişi ips panelli bir monitöre sahip.

Kişi, kendi dünyasından seni rahatça eleştirebiliyor. Hem de bilmeden… Suçlamıyoruz, olabilir 🙂

Bu durum uzun bir dönem düşünmeme sebep olmuştur. Bir fotoğrafın net olması uğruna, prime lenslere o kadar para veriliyor, firmalar kendi ürettikleri lensler içerisinde bile yüksek kaliteli olanları farklı bir kategoride satışa sunuyor, yine firmalar bilmem kaç milyarlık full frame makinelerin bit derinliği gibi geliştirmeler yapıyor, ama sonuç izleyicinin algısı kadar. Hatta cep telefonunun mpixel oranı ile daha iyi fotoğraflar çekeceğini sanan insanlar var. Vatandaş laptop ya da elinde ki cep telefonu görüntüsünün doğruluğunda ve kalitesinde, senin çalışmalarını eleştirebilme cesaretini kendinde rahatça bulabiliyor. Yine de izleyicimin hakkıdır diyerek WordPress üzerine kurulu değişik bir temada olan bu siteyi seyre sundum. En azından fotoğraflar, izleyicinin ekranına göre boyutlanabilmekte.
Son zamanlarda teknolojinin gelişmesi ile monitorlerde bir hayli yol aldı. Artık %100SGRB den tutun %99 RGB lere kadar renk destekleyen modeller mevcut. Hele ki 2K, 4K ve şimdi 8K ile işin ucu kaçtı!
Şimdi soru şu ; Sizce kalite tesadüf mü ?

 

About the author

“Kıyametin kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı dikiniz´´ Hz. Muhammed (s.a.v)