Makro Fotoğraf Çekimleri için Foto Safari başladı! Makro fotoğraf çekimleri için foto safari başladı. Geçirdiğimiz yaman kış ayı sonunda kelebekleri fotoğraflamak, böceklerin dünyasına ziyaret etmek ve orkidelerin eşsiz güzellikleri ile buluşabilmek adına ekipmanımı kuşanmış bulunmaktayım. Şu an itibarı ile saat 09.32. Kars’ a hareket edecek olan otobüste ayırttığım yer için […]

Makro Fotoğraf Çekimleri için Foto Safari başladı!

Makro fotoğraf çekimleri için foto safari başladı. Geçirdiğimiz yaman kış ayı sonunda kelebekleri fotoğraflamak, böceklerin dünyasına ziyaret etmek ve orkidelerin eşsiz güzellikleri ile buluşabilmek adına ekipmanımı kuşanmış bulunmaktayım.

Şu an itibarı ile saat 09.32. Kars’ a hareket edecek olan otobüste ayırttığım yer için Esenler Otogarda bulunan bir internet cafe den bu satırları yazıyorum. Otobüsümüz 13.00 da kalkacak. Daha dün farklı bir fotoğraf projesi için şehre yeni dönmüştüm ki, hızımı alamamış olmalıyım saat 07.00 itibarı ile tekrar yollardayım. Bu sefer rotamız Sivas, Koyulhisar. Hedefim makro fotoğraf çekimleri ile doğanın eşsiz güzelliklerinden kelebek, böcek ve çiçeklerin estetik fotoğraflarını üretebilmek.

Sabah evden çıkarken, Koyulhisar a direk otobüs bulabilirim düşüncesi ile hareket etsem de, geldiğimde şehir otobüslerinde yer kalmadığını öğrenmek biraz ürkütücüydü. Aktarma yapmaya ne gerek var diyerek, Kars lı kardeşlerimle birlikte yolculuk etmeye karar verdim. Kars otobüsünden ayırttığım bilet doğrultusunda gece 03.45 gibi Koyulhisar yol güzergahında ineceğim. Tahminime göre saat dördü bulur. Otobüste uyumak ve dinlenme sonucu günün ilk ışıkları ile tarlamıza koşabilirim. Tek endişem, indiğimde gecenin bir yarısı olacağı için meşhur Sivas Kangalları ile karşılaşmak. Bildiğiniz gibi, Anadolu yöresinde ki köpek türleri şehir köpekleri gibi hoşt denilince pek gitmezler. Allah korusun diyerek aklımızdan çıkartalım şimdilik.

Spontane bir hayat tarzını belirlemiş olmam sebebi ile plan program pek tarzım değil.

Gerçekleştirmek istediğim çekimler için yüreğimin sesini dinler, aklımı susturabilirsem yola çıkarım. Sabah evden çıkarken de aynı şekilde kendim ile konuşa konuşa bu noktaya kadar varabildim. Fakat inanın isterim, evden uzaklaştıkça doğru karar verdiğiniz hissi benliğinizi yavaş yavaş kaplamaya başlıyor. Her ne kadar bir anda karar verdim havasında anlatsam da, geçirdiğimiz yaman kış ayı süresince bu günün hayali ile birçok fotoğraf araştırması, doğru ekipman ve boş sayfa üzerinde kara kalem çalışmaları ile çekmek istediğim fotoğrafların hayali sonucunda bu noktada olduğumu belirtmek isterim. Umarım değer, biliyor musunuz, istediğim kareleri üretemesem bile ön yargı ve kabullenmişlikleri terk edip foto safariye çıkmak bana fazlasıyla yeter.

Kendimle baş başa kaldığımda ‘ Ben yapamadım ‘ demek yerine, ‘ Denedim ‘ diyebileceğim.

Size de tavsiyem yüreğinizle konuşmanız, mantığınızı susturabilirseniz beklemeyin. Çıkın, hayat plan yapacak kadar uzun ve kesin değil! Mantıklı hareket etmeyin demiyorum, yüreğinizin sesini dinleyin, mantık ve akıl ikilisini yardımcı araç olarak yanınıza alın.

Makro Fotoğraf Çekimleri için yanımıza neler aldık

Bilindiği gibi makro fotoğrafçılıkta tripod kadar önemli olan bir diğer faktör kafa seçimi. Makro fotoğraflar içinde özellikle dişli kafalar bu iş için biçilmiş kaftan. Sadece makro değil, ürün, yüzük, altın kolye, küçük değerli taş çekimleri için de bu dişli kafalardan edinmek mutlaka şart. Önceleri Manfrotto 405 Junior Head kafa kullansam da seviyeyi bir tık ileri taşımak ve zamanla focus stacking çalışmalarına da ağırlık vermek için Manfrotto 400 kafayı ekipman listeme ekledim. Artık 400 serisi kafa ile fotoğrafları çekeceğim. Ürün, iki kelime ile anlatılacak kadar basit bir ürün değil. Boyutu orta seviye bir DSLR kadar dersem abartmış olmam. Fiyatı baya bir tuzlu olsa da bir şeyler yapmaya karar verdikten sonra göz ardı edilebilir.

Manfrotto 400 Gread Head

Tabi böyle bir kafa için tripod da ayrı bir önemlilik arz ediyor. Sırf bu yüzden tripod için de güncellemeye gitmek durumunda kaldım. Manfrotto 058Pro tripod ve Manfrotto 400 kafa kusursuza yakın bir ikili oldu. Tam olarak kusursuz olmamalarının sebebi çok ağır olmaları. Evden çıkıp buraya gelene kadar, şu anda bu satırları yazarken bile omuzlarım ağrıyor dersem abartmış olmam.

Manfrotto 058PROB

Fakat önce ki paylaşımlarda devamlı yazdığım gibi fotoğrafı makineler çekmez, iyi fotoğraflar için teknik birikim ve gören bir göz gerekli. Ekipmanın iyi olması çekilen karede anlatımı değil, görsel kaliteyi zirveye taşır. Fotoğrafta görsel bir sanat dalı olduğu için önemi yadsınamaz ama gören bir göz kadar değil.

Sırt Çantamızda neler var?

Sırt çantamda fotoğraf makinesi olarak Canon Eos 1 D Mark IV.

Canon Eos 1 D Mark IV

Objektif olarak Sigma 180mm f3.5. Canon 180mm f3.5 kullanmış biri olarak yaptığım testlerde aralarında keskinlik ve kalite olarak pek bir fark göremediğim için bu lense yöneldim. Tek fark malzeme kalitesi diyebilirim. Ekipmanlarına iyi bakan birisi için bu pekte önemli değil.

Sigma 180mm F3.5 DG HSM

Yine Canon kablo deklanşör, Lastolite %18 gri kart, Lastolite 60 X 90 altın ve gümüş yüzeylerin bulunduğu reflektör, bir adet plamp ve son olarak Manfrotto 454 ek kafa sırt çantamı doldurmuş durumda.

Manfrotto 454

Lastolite %18

Söylemeden geçmeyelim, Mark IV için üç adet batarya, Lexar 8gb hafıza kartı ve çekilen fotoğrafları aktarabilmek için 1TB harici hard disk mevcut.

Yanımda notebook götürmüyorum, beni yanıltmasından bıktığım için sadece fotoğraf çekmeye ve hard diski doldurmaya odaklandım. Biliyorum ki üç belki beş adet, istediğim şekilde fotoğraf üretince, ruh halimde istemsizce bir rahatlama oluşacak ve gevşeyeceğim. Bunun yerine fotoğraf makinesinin LCD ekranından bakmak, belki olmamıştır diyerek şu açıdan bu açıdan da çekmeliyim demek önemli.

Şimdilik bu kadar. Saat 10.35 bir çay içmeli. Döndüğümde doğanın izin verdiği kadar üretebildiğim kareler ile görüşmek üzere.

Saygılarımla

Volkan Akgül

 

About the author

Fotoğraf sevgi işidir. Sevgi ise paylaşmaktır. Fotoğraf adına zamanla edindiğim tüm bilgileri içtenlikle paylaşmak için buradayım. Unutmayalım, fotoğrafta kurallar, birer yasa değildir! Sanatımızı oluşturacak temel taşlardır.