Manzara Fotoğrafçılığı Manzara fotoğrafçılığı, en az diğer fotoğraf dalları kadar zordur arkadaşlar. Hatta biraz daha zor dersem yerinde olacaktır. Etkili manzara fotoğrafları çekebilmek için bir takım oluşumları bir araya getirmemiz gerekli. Bunlar, manzara fotoğrafçılığında başarıyı elde etmemizi sağlayacak altın kurallar. Bu kurallara değinmeden önce, zor olmadığını düşünenleri saygıyla andığımı belirtmek […]

Manzara Fotoğrafçılığı

Manzara fotoğrafçılığı, en az diğer fotoğraf dalları kadar zordur arkadaşlar. Hatta biraz daha zor dersem yerinde olacaktır. Etkili manzara fotoğrafları çekebilmek için bir takım oluşumları bir araya getirmemiz gerekli. Bunlar, manzara fotoğrafçılığında başarıyı elde etmemizi sağlayacak altın kurallar. Bu kurallara değinmeden önce, zor olmadığını düşünenleri saygıyla andığımı belirtmek isterim. Nede olsa herkes etkin ve başarılı fotoğraflar üretecek diye bir kaide yok.

Her amatör, yeni başladığı günlerde, fotoğraf makinesini eline aldığı gibi önüne gelen her şeyi çeker. Basar deklanşöre, her bastığında, biraz daha fotoğrafçı olduğunu düşünür. Işığı, kadraj seçimini, pozlamayı ve yapması gereken plan programı hiçe sayabilme cesaretini gösterebilen bir amatör olarak. Düşünmez, sadece ben fotoğraf çekiyorum diye haykırır etrafına. O bir fotoğrafçıdır artık .) Ta ki bir gün gelir, çektiği fotoğrafların sıradan, diğerlerinden farklı olmadığını düşünüp, görünceye kadar. O zaman durur ve sorar kendine, bilinçli bir bireyse tabi, bilinç de bir erdemdir arkadaşlar, ülkemizde eksikliği fazlaca hissedilen bir erdem. Kendinden çok daha iyilerin isimleri gelir aklına, duymuştur ortamlarda, muhabbetlerde. Öyle fotoğraflar görmüştür ki, bir anda yığılır karşısında bir dağ gibi, kafası karışmıştır. İşte bu noktada bir karar vermek zorunda kalır kişi, onun için seçim zamanı gelmiştir artık. Ya ona fotoğraf eskisi kadar tat vermemeye başlayacak, kısa bir zaman daha fotoğraf çekip, makineyi çekmeceye atacak ya da etrafa haykırırcasına fotoğrafçı olduğunu söylemeye devam edecek, ya da onun ‘ Fotoğraf Sanatçısı ‘ olduğunu söyleyecekler.

Burada iyi düşün arkadaş, Onun için manzara, makro, kuş, portre, doğa fotoğrafçılığı zordur. İstersen tıkla, bir göz at. Tıkla. Herkesin bildiğinden daha zor. İsmini bile bilmediğimiz, fotoğrafı cep telefonun megapixel inden ibaret olduğunu sanan kimselerin çokça bulunduğu bu alanda, hatta bu insanların kendilerini başarılı diye nitelendirdiği bir toplumda biz zorlanacağız.

Manzara Fotoğrafçılığı;

Okuduğum bir çok fotoğraf kitabında, manzara , portre , kus , makro gibi ortak bir eksiklik kanısına vardım. Bu beni her zaman rahatsız etti. Belki yazarlarımız bu duruma alınacak ama bir gerçek var ; Hangi kitabı açsam , hangi yazarı okusam, anlatan kişinin örnek olarak gösterdiği fotoğraflar beni pek tatmin etmiyor. Bana göre herkesin biraz çaba ile çekebileceği sıradan fotoğraflar. Ben bir kitap alacaksam, önce bana fikir verenin fotoğraflarına hayran olmalıyım, kendini alanında ispat etmiş, uluslararası bir isim haline gelmiş olmalı, yoksa bir çok şeyin hanedan usülüyle yürütüldüğü ülkemizde sırf olmuş diye alıp kitap okumak beni büyük noktalara taşımaz diye düşünmekteyim. Not olarak eklemek isterim, ustadlarımızda yok değil hani, bir Sabit Kalfagil, haber alanında bir Ara Güler ve daha saymadıgım bir, bilemediniz iki isim. Ama çok değil. Evet kitapları okudum, çünkü bir şeyleri öğrenmenin en kolay yolu okumaktan geçer. Bu sayede beynimizin iki lobuda çalışmış olur ve daha iyi kavrarız. Bir gün bende yazacarım belki…

Konumuza dönelim;

Manzara fotoğrafçılığı, para, belli bir zaman , program ve bir takım teknik bilgi birikimi ile meydana gelen altın kurallar bütünüdür. Başarılı manzara fotoğrafları çekebilmek için ilk altın kural, Paranız olacak! Parasızda manzara kareleri çekebilir tabi, güzel olanlarınıda gördüm ama çok az. Diyelim ki, yabancı bir fotoğrafçı ülkemize gelerek, bir bölgenin fotoğrafını karelemiş. Bir yerde görüp denk geliyorsunuz, o kadar etkilenmişsiniz ki bu fotoğraf karşısında, kendi kendinize bir hayranlık ve tatlı bir kıskançlıkla bunu bende çekmeliyim ya da bundan daha iyi çekmem gerekli diye düşünüyorsunuz. Farzedelim çekilen fotoğraf ihtişamlı bir saray olsun. Bu saray onca geçen yıllara rağmen tüm ihtişamı ile ayakta dimdik durmayı başarabilmiş İshakPaşa Sarayı olsun. Gördüğümüz fotoğraf o kadar güzel ki, adeta ışıkla boyanmış bir çalışma, sanki saray gerçek değil de bir masal diyarından çıkmış bilinmez bir gizem! Gökyüzündeki bulutların renkleri bir koyu bir açık, hafif sarı pembemsi karışım şeklinde sarayın duvarlarına dokunuyor …Mükemmel bir mekan, mükemmel bir fotoğraf tek kelime ile herşey mükemmel.

Bunu çekebilmek;

İlk önce bir fotoğrafçı olarak İshak paşa Sarayı Türkiye’nin neresinde onu bulmamız gerekli. Belli bir araştırma sonucunda bulduk, Ağrı’da. Eğer bu fotoğrafı benim ülkeme gelen bir yabancıdan daha iyi çekmek istediğim konusunda kararlıysak, Ağrı’yı gözümüzde büyütmeden ulaşım, konaklama için araştırmaya devam ediyoruz. Şimdi oraya nasıl ulaşabileceğimize bakalım. Bir uçak, bir otobus, bir tren, bir gemi, bir otomobil, bir motosiklet. Onada karar verdik, şimdi nerde kalmalıyız sorusuna cevap arıyoruz. Çadır mı kuracağız, otelde mi, pansiyonda mı yoksa öğretmen evinde mi konaklayacagız. Bunuda aşabilmeyi başardık, bütçemize göre bir yer belirledik. Masraflar şimdiden başladı. Bölgeye ulaşım tamam, dinlenme yeri tamam. Yola koyuluyoruz. Sağ salim varabilmeyi başardık. Kalacak yerimize gidip, eşylarımızı yerleştiriyoruz. Biraz dinlendikten sonra, geldi sıra keşif zamanına. Ağrı’dayız, Ishak Paşa Sarayı ortada yok, kaldıgımız bölgenin bilmem neresinde. Oraya ilerliyoruz. Yürüyorum, tırmanıyorum ya da hemen önümde. Bir şekilde ulaşabildim, işte tam karşımda, İshak Paşa Sarayı. Tüm heybetiyle adeta bana meydan okurcasına, beni beklermiş gibi bir ihtişamla dimdik duruyor karşımda. Evet, bu andan sonra bir dakika oturalım, düşünelim. Nerdeydik, şimdi neredeyiz.

Hadi devam edelim, daha yeni başlıyoruz.

Bir fotoğrafı kırma (daha iyisini çekebilme) ya da aynısını üretebilmek için geldiğimiz bu bölgede karar verme, hedefe yönelme ve hedefe varma aşamasından sonra geldik emek adımına. Açıyı arıyoruz. Bir gün sürecek bir arayış belki, belirsiz. Bu arada ışığın yönünüde keşfetmiş oluyoruz. İstediğimiz açıyıda bulduk, geldi fotoğrafımızda nasıl bir atmosfer istiyoruz sorusuna, durup düşünelim ? Nasıl ? Yanal bir ışık, tam cephe ışıgı, gün doğumu, batımı. Bununda kararını verdikten sonra sarayımıza yöneliyoruz ve hangi kompozisyonda çekmek istediğimizi soruyoruz kendimize, yardımcı konu olarak ne seçeceğiz , yağmur, şimşek, kuraklık, belkide hiç bir şey. Bunun için bekleyişe geldi sıra. Çok şanslıysanız evet şanslıysanız istediğiniz hava durumu ya da olay o gün içerisinde gerçekleşir. Şanslı değilsek, bekleyeceğiz bulutlu günü, ya da istediğimiz yağmuru. Bir iki gün daha burdayız belki. Şimdi bir dakika daha düşünelim, neler verdik, nerdeyiz, ne bekliyoruz ?

Tamam daha da detaya inmeyelim, mükafatımız alıyoruz, O an işte karşımızda! Bundan sonrası artık çekim aşaması. Tripot, objektif, kablo deklanşör vs. gerirsi bizde. Usta bir avcı gibi bize verilmiş süre içersinde bir çok teknik değerleri deneyerek fotoğrafı oluşturacağız. Değişik değerler deneyeceğiz ki hata payımız en az, ya da seçeneklerimiz fazla olsun. Çekimimizi gerçekleştirdik, derin bir offf… Oh… çekiyoruz. Evimize döneceğiz artık. Elveda İshakPaşa… İçimizde bir yorgunluk, bir zafer, bir bitkinlik bir merak ilerliyoruz yolumuzda. Sonunda eve geldik ve açtık bilgisayarımızı duş bile almadan fotoğraflarımıza bakıyoruz. Belki çok güzeller, belki güzel ama ilk bakışta bizi etkileyen yabancı sanatçınınnın fotoğrafı kadar değil, belki de yoklar! hafıza kartı arıza yapmış ( 🙂 Varsayım )
Sonuç tamamen o an ki bakış açınıza ve ne istediğinize bağlı.

Fakat fotoğraf her ne kadar da görme sanatı olsa da, bir fotoğraf, güzel bir fotoğraf, ortak görüşleri etkileyebilmeli! Yoksa sadece sizin beğendiğiniz bir fotoğraf olmaktan öteye gidemez. Bu kadar emekten sonra başarısız olabilmek 160km hızda otobanda ilerlerken bir anda arabanızın tekerleğinin patlaması ve takla atmanız gibi bir şey olur.

Şimdi soru şu;

Bu noktaya gelene kadar neler feda ettik, neler yaptık ve karşılıgında ne alacağız. Bunuda düşünelim… Herşey bittiğinde, sonuç için değiyorsa iyi bir manzara fotoğrafçısı olma adayından sonra gelen ikinci adaysın 🙂
Saygılar
VolkanAKGUL

About the author

Fotoğraf sevgi işidir. Sevgi ise paylaşmaktır. Fotoğraf adına zamanla edindiğim tüm bilgileri içtenlikle paylaşmak için buradayım. Unutmayalım, fotoğrafta kurallar, birer yasa değildir! Sanatımızı oluşturacak temel taşlardır.