Vahşi Yaşam Fotoğrafçılığı başlıklı yazımda, doğa da bulunan canlı türlerine doğru yol alırken karşılaşabileceğimiz zorluklara yer vererek, fotoğrafçılığın bu zorlu parkurunda kısa da olsa ön bilgi edinmenizi hedefledim. Yaban Hayat fotoğrafları çekme kararını verdik. Maddi olanaklarımız doğrultusunda ekipmanımızı da tamamladık. Belli miktar maddi birikimimiz de var. Peki, bunlar başarılı ve […]

Vahşi Yaşam Fotoğrafçılığı başlıklı yazımda, doğa da bulunan canlı türlerine doğru yol alırken karşılaşabileceğimiz zorluklara yer vererek, fotoğrafçılığın bu zorlu parkurunda kısa da olsa ön bilgi edinmenizi hedefledim.

Yaban Hayat fotoğrafları çekme kararını verdik. Maddi olanaklarımız doğrultusunda ekipmanımızı da tamamladık. Belli miktar maddi birikimimiz de var. Peki, bunlar başarılı ve özel kareler üretmeye yeterli mi? Asıl zorluklar şimdi başlıyor!

Sıra geldi işin zor kısmına

Doğa fotoğrafları çekebilmek adına yapmış olduğumuz ekipman araştırmaları sonucunda gerekli malzemelere sahip olmuş olabiliriz. Çekmeyi düşündüğümüz fotoğraf karelerinin hayali ve iyi kötü alış veriş tadında ilerleyen bu süreç, işin süslü kısmını oluşturmaktaydı. Fotoğrafları çekeceğimiz bölgelere nasıl ulaşacağız, konaklama, yeme içme gibi ihtiyaçları nasıl karşılayacağız? Yabanıl canlılar ile göz göze geldiğimiz anlarda, onların fotoğraflarını çekmek bir yana, saldırıya uğramamak için nelere dikkat etmemiz gerektiğini hiç düşündük mü?

Benim gibi ‘ Dartanyan ‘ lakabı takıldıysa size, hiç düşünmeye gerekte yok, zorlanmayacaksınız da. 

vahşi yaşam fotoğrafçılığı

Elimde ki tüm olanaklar ile kendimi doğaya atıp, otomobilde yatıp kalkmak, evden hazırladığım ekmek arası ve yanıma aldığım beş litre su ile kişisel ihtiyaçlarımı karşılamak, bir takım fotoğraf çekerler tarafından pek garipsenmiş. Öyle ki, şahsım için ‘ Dartanyan ‘ lakabını yakıştırmışlar. İlk zamanlar beni üzen bu lakap takma olayı, bu günlerde pek dert etmediğim bir durum. Sağlık olsun.

Başlıyoruz

Doğa da bulunan vahşi türleri fotoğraflayıp, eşsiz atmosferlerde manzara fotoğrafları çekmek, hiç de göründüğü kadar kolay değil. Gittiğimiz bölgelerde sıradanlıktan uzak, teknik ve kompozisyonun üst düzeyde olduğu çekimler yapabilmek oldukça zahmetli. Her şeyden önce doğru ışık başı çekmekte.

Doğru Işık

Yaban hayat canlıları olsun, manzara olsun eşine az rastlanır türden fotoğraflar çekebilmek yanında birçok zorluğu beraberinde getirmekte.

Manzara fotoğrafı örneği ile başlayalım. Gün doğumunda dağlardan akan bulutların fotoğrafını çekebilmeyi hedeflediğimizi farz edelim. Bölgeye vardık, dağın zirvesine çıkmayı başardık, çekim yapacağımız alanı da tespit ettik. Her şey istediğimiz gibi, tek bir eksik var, hava bulutlu değil. İşte fotoğraf çekimini bir sonra ki güne sarkıtacak olan bu durum, beraberinde konaklama zorunluluğunu da getirmekte. Yurt dışı sitelerinde birçok fotoğrafçının yaptığı gibi sizlerde fotoğrafı boyayarak ya da doğallığından uzaklaştırıp photoshop ile bulut eklerim diyorsanız bilemem.

Manzara Fotoğrafçılığı başlıklı yazıma göz atmak isterseniz tıklayın

Konaklama

Ülkemizde bulunan özel canlı türü ve eşsiz yerler, yurt dışında olduğu gibi konaklama yapılabilen, milli park adı verilmiş bölgeler olarak çıkmıyor karşımıza. Bu sebeple yanımıza bir takım malzemeler almalı ve bunların kullanımını da öğrenmeliyiz. En basitinden bir çadır bulundurmak ya da otomobilin içerisinde konaklamak karşılaşılacak en doğal durum. Çadır kurmak, alanda ki yaşam koşullarına ayak uydurmak ve karşılaşmak zorunda kalırsak, saldırı veya tacizlerin üstesinden gelebilmek için araştırmaya, öğrenmeye devam etmeliyiz. Böyle durumlar ile baş edebilmek için internette bolca bilgi bulunmakta. Bu bilgiler doğrultusunda kısa mesafeli foto safarilere çıkarak pekiştirme yapmalıyız. Bu sayede uzun yolculuklar ve zorlu parkurlar için ön bilgi edinmiş olacağız.

Uzak mesafelerde genel olarak iletişim, hastane ve insan olmaz. Dağlar, yıldızlar ve ıssız bir sessizlik vardır. Ve bu sessizliğin içine bölgenin asıl sahipleri. Dikkatli ve bilgili olmak zorundayız.

Zorlu Parkurlar

Otomobil ya da kiraladığınız araçla çıktığınız yolculuklarda bazen lastiğiniz patlar, aracınız hararet yapar veya başınıza olmadık işler gelir. Otomobil arızaları konusunda temel bilgilere sahip olmalı, en azından lastik patladığında değişimi tek başınıza yapabilmelisiniz. Hararet anında ne yapmanız gerektiğini bilmeli, kısaca sizi taşıyan aracı iyi tanımalısınız. Yanınıza alacağınız bir arkadaş, karşılaşılacak zorlukların üstesinden gelmekte sihirli detay.

İzlemekte olduğunuz bu kareler Citroen 1.5D ile yaptığım doğa safarilerinden. Örnekte gördüğünüz bu araç, şahsımca takdiri hak ediyor. Şehir için üretilmiş bu otomobil, elli bin km boyunca, dağ tepe demeden benim gibi bir deliye destek olarak, bir kere tık demedi. Yakıtı ise km de 18 kuruş civarındaydı 🙂

Cesaret

En önemlisini en sona sakladım. Cesaret her şeyin başı. Yüksek rakımlı dağlarda fotoğraf çekerken karşınıza vahşi canlılar çıkmakta. Bunlarla baş etmek tam bir cesaret ve bilgi işi. Karşınızda aniden beliren bir boz ayı, üzerinize doğru gelebilir. Aç kalmış bir kurt sürüsüne denk gelebilirsiniz. Ya da vahşi domuzların bölgesinde olup, sizi tehdit algılamalarına sebep olabilirsiniz. Gerçek doğa da her türlü risk bulunmakta, saymakla bitmez. Yanınızda sizi böyle durumlarda koruyacak aletler bulundurmayı sakın unutmayın.

vahşi yaşam fotoğrafçılığı

En başta yazdığım gibi fotoğraf ekipmanları ve hayaller bu işin süslü kısmı . Asıl zorluk yaban hayatın içinde başlıyor.

Saygılarıma

Volkan Akgül

About the author

Fotoğraf sevgi işidir. Sevgi ise paylaşmaktır. Fotoğraf adına zamanla edindiğim tüm bilgileri içtenlikle paylaşmak için buradayım. Unutmayalım, fotoğrafta kurallar, birer yasa değildir! Sanatımızı oluşturacak temel taşlardır.